|
ÖZLEMEK SANCISI...
"O güzel adamlar, güzel atlara binip gittiler"
***
İçimde kocaman bir boşluk bırakarak gittiler...
Kimini çok sevdim, kiminden korktum, kiminden nefret ettim, kimi hiç dostum olmadı, kimi arkadaşım...
Her gidenin ardında büyük ve tarifi imkansız bir gayya oluştuğunu onlar sahneden çekilince anladım...
İçim yanınca anladım...
***
Hep, bir yerlere yetişme telaşı, hep bir şeyleri tamamlama koşuşturmacası ile ıskaladığım ne varsa onların pişmanlığını bağrıma basarak...
Ve aslında, ertelemek zorunda bıraktığım dostlukların, sevgilerin, aşkların, nefeslerin, türkülerin, şiirlerin, mektupların hayıflanması ile şimdi...
Tam da şimdi:
Ey hayat! Çekil başımdan, diyorum...
***
Babam en başta...
Hiçbirini ötekinin yerine veya sırasına yerleştiremeyeceğim...
Şeyh Şamil, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Mevlana, Ahmed Yesevi, Şeyh Galib, Karacaoğlan, Aşık Veysel, Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Cahit Zarifoğlu, Erdem Beyazıt, Nilgün Marmara, Nazir Akalın, Akif İnan, Alaeddin Özdenören, İzzetbegoviç, Halil Cibran, Neruda, Dudayev, Nazım...
Onlarcası daha...
Kocaman bir derinlik bırakarak...
***
Ben hepsini özledim, Tanrım!
Hepsini çok özledim...
Kapanmıyor kalbimdeki özlemek sancısı...
Bu özlemek sancısıyla beni ıslah et!
|